Semaver Kaynıyor Perde Açılıyor

  • SEZON: 1

    OYUN SAYISI: 0.

    EN YAKIN OYUN TARİHİ:

    15 yaşındaki oğlunuz ile kuzeni, evsiz bir kadının vahşice ölümüne sebep olursa hayatınıza nasıl devam edersiniz? Oğlunuzu, ailenizi ve sahip olduklarınızı koruma pahasına her şeyi örtmeye mi çalışır yoksa onu ele mi verirsiniz? Herman Koch’un aynı adlı romanından uyarlanan oyun, seyirciyi şık bir restoranda, akşam yemeğine davet ediyor. Masada iki evli çift ve devasa bir sır var. Mönüde ise leziz yemekler, şarabın yanı sıra orta sınıfın ikiyüzlü ahlak anlayışı ve konforunu kaybetme korkusu... 21. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında prömiyerini gerçekleştirecek olan Akşam Yemeği, Volkan Sarıöz’ün yönetiminde ironik, gerilimli ve sahici bir yüzleşme oyunu.

    DEVAMINI OKUMAK İÇİN >
  • SEZON: 1

    OYUN SAYISI: 9.

    Semaver Kumpanya 15.senesinde daha önceden Yavuz Pekman’ın uyarlaması ve Işıl Kasapoğlu’nun rejisiyle sahnelediği Semaver ve Kumpanya oyununu yeniden sahnelemeye hazırlanıyor.

    Oyun 1940’lı yılların ikinci yarısında, savaştan çıkan toplumumuzun yorgun ve yoksullukla döneminde geçmektedir. Tiyatro tarihimizde yaşanan zorlukları anlatan Semaver ve Kumpanya oyununda ‘Her şeye rağmen tiyatro’ diyen gezici bir kumpanyanın hayat dolu öyküsünü izliyoruz. Tarihin neresinde dururlarsa dursunlar, hayatta istedikleriyle uğraşan, istedikleri için savaşan insanlara dair küçük bir öykü.


    Saik Faik demiş; “Tiyatro demek; kardeşlik demektir, erdem demektir, sevgi demektir” diye… Biz, bir kere daha tekrar ettik…Tekrar ediyoruz…Tekrar edeceğiz…
    -Işıl Kasapoğlu

    DEVAMINI OKUMAK İÇİN >
  • SEZON: 1

    OYUN SAYISI: 25.

    EN YAKIN OYUN TARİHİ:

    Hakan Tabakan tarafından yazılan, Volkan M. Sarıöz tarafından sahnelenecek olan “Mağrur Fil Ölüleri” dünya prömiyeri ile Semaver Kumpanya Çevre Tiyatrosu’nda…

    1969 senesinin yılbaşı akşamında geçen oyun evli bir çiftin yaşadıkları üzerinden bir döneme mercek tutuyor. Toplumsal ve siyasal düzenin bireyin yaşamına olan etkilerini tartışan bu iki kişilik oyunda Sarp Aydınoğlu ve Sezin Bozacı aynı sahneyi paylaşacak.

    DEVAMINI OKUMAK İÇİN >
  • SEZON: 2

    OYUN SAYISI: 40.

    EN YAKIN OYUN TARİHİ:

    Nihal Yalçın'ın oynadığı Leyla Taşçı karakterinin hayata dair yaşadığı zorlukları anlatan Antabus, Semaver Kumpanya Çevre Tiyatrosu’nda…

    "Ben, Leyla Taşçı. Bir kamyonetin arkasında tanıştım İstanbulla. Derme çatma bir evde yaşadım, küçük yaşta çalışmaya başladım. Evlat oldum, kardeş oldum, eş oldum, anne oldum. Kendimden başka her şey oldum. Ben, gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde denk geldiğiniz binlerce kadından biriyim... 'hayatımı yazsam roman olur' derler ya, öyle .. Valla..."

    DEVAMINI OKUMAK İÇİN >
  • SEZON: 2

    OYUN SAYISI: 3.

    EN YAKIN OYUN TARİHİ:

    "Dünyadaki insanların en az insan olanı; yeryüzündeki canlıların en katı yüreklisi, pintilerin en pintisidir. Onun sevmesinden kuru, onun okşamasından kısır bir şey olamaz. Vermek öylesine zoruna gider ki, selam bile vermez kimseye, onu bile alır; yalnız alır..."

    Böyle betimliyor onu tanıyanlar Cimri'yi... Kimdir bu Cimri? Gerçekten de dedikleri kadar acımasız, katı yürekli, pinti ve kötü müdür? İnsan doğuştan mı böyle olur? Sadece yazılmış bir karakter midir Cimri? Etrafımızda var mıdır böyleleri? Nasıl bir şey olurdu böylesi bir insanla yaşamak?

    17. yüzyılda yaşamış Fransız komedya yazarı Moliere'in ünlü eseri Cimri'de belli bir zümreye bakmakla bir genelleştirmeye bakmak arasındaki pencereden birçok insanın ve ailelerin iç ve dış yapısına bakacak, garip rastlantılara tanık olacaksınız.

    DEVAMINI OKUMAK İÇİN >
  • SEZON: 3

    OYUN SAYISI: 43.

    Aristofanes’in en bilinen oyunu ve dünya klasiklerinin en önemli eserlerinden biri olan olan “Kuşlar”, yazıldığı günden bu yana 2500 yıl geçmesine rağmen hem geçmişe hem de günümüze ışık tutmaya devam ediyor. Oyun, Atina devletinde yaşayan iki arkadaşın savaşlardan, adaletsizliklerden ve yönetimin keyfi tutumlarından bezerek, kendilerine yeni bir yurt aramalarıyla başlar. Ancak, bir ütopyanın peşine düşen iki arkadaş, hayalini kurdukları yeni düzende, kendi kaçtıkları tuzaklara düşmekten kurtulamazlar.

    Semaver Kumpanya’nın yeni “Kuşlar” yorumu, komedyanın özünde bulunan taşlama, doğaçlama, satirik tavır, müzik ve dans kullanımı gibi unsurları, bize ait geleneksel komedi türlerindeki karşılıklarıyla yeniden ele alıyor.

    DEVAMINI OKUMAK İÇİN >
  • SEZON: 6

    OYUN SAYISI: 42.

    EN YAKIN OYUN TARİHİ:

    Bir şirketin toplantı odası; iş görüşmesine gelen dört kişi, tüm hünerlerini ortaya koyup işi kapmak için gizem dolu çeşitli sınavlardan geçecekler.

    İspanyol Jordi Galceran’ın 2003 yılında kaleme aldığı ve günümüz iş dünyasının acımasız yönlerini ortaya koyduğu bu oyun, yazarına dünya çapında bir ün getirdi. Semaver Kumpanya’nın sunduğu bu psikolojik gerilimi, nefeslerinizi tutarak izleyeceksiniz.

    DEVAMINI OKUMAK İÇİN >
  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    “Ah şu dışardakiler! Demek hiçbirinde akıl yok bunların, aklın şu kadarı yok. Yapmacık bir düzenin içinde kuklalar gibi oynayıp duruyorlar…”

    İçerde olmak ile dışarda olmanın farkı nedir? Gerçekten özgür olmak ne demektir? Ya kişi içerdeyken de dışarıya çıkmanın bir yolunu bulursa?

    Ya dışardakiler, kendi doğruları ve kendi inandıkları içinde tutsaksa?

    345 gündür içerde ve suçu henüz kanıtlanmamış bir mahkum…
    345 gündür mahkuma suçunu itiraf ettirmeye çalışan bir komiser…
    345 gündür süren bir yok olmama mücadelesi ya da bir zalime dönüşme hikayesi…
    Ya bir 345 gün daha…*

    *Oyun, polisin tevkif kararı olmadan herhangi bir kişiyi süresiz olarak tutuklu bulundurabileceği bir ülkede geçmektedir.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Bir İsrailli ve bir Filistinli polis memuru, bir cinayeti çözmek için bir araya gelirler. Daha önce faili meçhul kaldığı için kapanmış olan cinayet dosyası, Amerika ve İsrail arasında yaşanan diplomatik ilişkiler sonucunda, bu iki memurun karşısına tekrar çıkar ve Yossi ile Halit işbirliği yapmak zorunda kalırlar.

     

    Kanadalı yazar Arthur Milner'in yazdığı bu üç kişilik oyun, iki düşman ülkenin polis memurunun bir cinayetin yanı sıra, savaşı, barışı, düşmanlığı, dinleri ve önyargıları sorgulamasını anlatır. Yossi ve Halit sadece faili meçhul bir cinayeti değil, gerek politik, gerekse bireysel açıdan, fanatizmin yarattığı öldürücü etkileri de aydınlatmaya çalışır.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Savaştan gelen Titus savaşta döktüğü kanı ülkesine de taşıyor. Yanlış kararar, yanlış seçimler intikam döngüsünü başlatıyor. Kan döküldükçe intikamı alınacaklar artıyor. İntikam alındıkça kan dökülüyor. Kan döküldükçe şiddet her tarafa yayılıyor. Önüne geçilemeyen şiddet, kültürü de insanı da yok ediyor.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Semaver Kumpanya 2005-2006 sezonunda Irvine Welsh’in aynı adlı kült romanından Harry Gibson tarafından uyarlanarak İngiltere’de sahnelenen, ardından  Richard McCarthy ve Olivier Peyon tarafından fransızcaya çevrilen “Trainspotting” adlı oyunu Ani Haddeler Pekman’ın çevirmenliğinde dilimize kazandırdı. Danny Boyle’un 1996 yapımı sinema uyarlaması ile bütün dünyada ün kazanan “Trainspotting”, eroin bağımlılarının yaşamın ve ölümün kıyısındaki hayatlarını anlatan yürek burkan bir öykü.

     

    Oyun, toplumun kenarına itilmiş bu gençlerin, tüm dünya için ortak olan sorunlarını, düzenle ve toplumla yaşadıkları uyumsuzluğu, şiddete ve ölüme yazgılı yaşamlarını gerçekçi bir tiyatro diliyle izleyiciye aktarıyor. “Trainspotting”i Işıl Kasapoğlu sahneliyor. Oyunda Semaver Kumpanya’ya Çıplak Ayaklar Kumpanyası danslarıyla, Nehir Çinkaya da sahnede canlı olarak çalışacağı resimleriyle eşlik edecek. Oyunun müzikleri Baba Zula tarafından gerçekleştiriliyor.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    ‘Süleyman ve Öbürsüler’ ademoğlunun yaşamdan hiç ders almayan yanına işaret ediyor; toplumsal ve bireysel sorumsuzluğunu, kayıtsızlığını, aymazlığını acı bir alayla anlatıyor.

      Semaver Kumpanya, Ayşenil Şamlıoğlu’nun rejisi ve Can Atilla’nın müzikleri ile Çevre Tiyatrosu’nda müzikli, danslı bir komedi olan ‘Süleyman ve Öbürsüler’i sahneliyor.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    1940’lı yılların son demleri… Savaş sonrası yılgın ve yoksul yıllar… ‘ Her şeye rağmen tiyatro’ diyen gezici bir kumpanyanın hayat dolu öyküsü… Jean Tardieu’dan, Anton Çehov’a, Moliere’den Haldun Taner’e çeşitli yazarlarla şenlenmiş, şamatası bol bir ‘oyun içinde oyun’… Semaver Kumpanya bu defa yakın tarihimizin uzakta kalmış sayfalarından birini aralıyor. Sait Faik Abasıyanık’ın topluluğa ismini de veren Semaver ve Kumpanya öykülerinin bir arada uyarlanmasıyla oluşturulan oyun, bir yandan tiyatro tarihimizin çileli yolcuları için bir saygı duruşu, bir yandan da bu yıl on beşinci yaşını kutlayan Semaver Kumpanya’nın dolu dolu yaşanmış kendi serüveni için bir kutlama… Tarihin neresinde dururlarsa dursunlar, hayatta istedikleriyle uğraşan, istedikleri için savaşan insanlara dair küçük bir öykü…

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Aris kağıttan gemilerle savaşçılık oynarken, ablası Zoi tüm dikkatini örgüsüne vermektedir. Dört duvar arasına sıkışıp kalmış bu iki kardeş dışarıdaki yaşamın gerçekliğinden uzakta yaşarlar. Bir odanın içinde kilitli kalmak onları bu dış yaşamdan uzak tutamayacak, masumların tarafında olmak bir bedel ödememelerini engelleyemeyecektir. Loula Anagnostaki, diğer oyunlarında olduğu gibi Resmi Geçit'te de insan varoluşunun gizemini incelerken, çağdaş insanın yaşadığı iletişim eksikliğinin, hayal kırıklığının ve altında ezildiği ağır baskının altını çiziyor.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Onikinci Gece, Shakespeare’ in en bilinen oyunlarından. Kılık değiştiren insanların, karıştırılan ikizlerin, herkesin birbirine aşık olmasıyla karmaşıklaşan ilişkilerin komedyası. Günümüz dünyasına dört yüz yıllık bir metinden; aşka dair, insana ve yüzlerine dair, çıkar ilişkilerine dair göndermeler.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Orhan Kemal Murtaza adlı oyunuyla, toplumsal yaşamın ikilemlerini, acımasızlıklarını, küçük ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor. Oyun 1940’larda geçer. Büyük kentler, sınıflar, küçük dünyalar, avarelikler, politika, aşk, hırs, onur, riya, ihanet, fabrikalar, işçiler… anlattığı bin bir kavramdan ilk akla gelenlerdir. Önce gece bekçisi, sonra fabrika gece kontrolörü olan Murtaza’nın etrafındaki kraldan çok kralcı yaşamları anlatır…

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Nasreddin Hoca, ülkemizde yaşayan insanının pratik zekasını, espri anlayışını, hazır cevaplığını kısaca aklının işleyiş yollarını temsil eden keyifli bir halk kahramanı. Tiyatronun, edebiyatın, mizahın mutfağında çalışanlar için ise tükenmez bir esin kaynağı. Buna rağmen Nasreddin Hoca, varolan geleneksel söylemden modern söyleme taşınamadı. Hoca, günümüz sanatının penceresinden yalnızca bir siluet olarak görünüyor. Hoca'mızı aynamıza yansıtıp bilmeliyiz ki bilmeyenlere anlatabilelim hikayelerini...

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Topraklar değişse de, Ademler ve Havvalar destanların, oyunların ve kulaktan kulağa fısıldanan hikayelerin baş kahramanı olmuşlar. İster İngiltere saraylarında ister Anadolu’da, ister Mezopotamya’da geçen öyküleri, anlamlarından ve masalsılıklarından hiçbir şey kaybetmeden günümüze ulaşmayı başarmış. Mutsuz aşk öyküleridir çoğunlukla bildiklerimiz: Romeo ve Juliet, Aslı ile Kerem, Leyla ile Mecnun ve daha bir çoğu. Hep kavuşamamanın, engellerle gölgelenen aşkın ve sevginin getirdiği acının öyküleridir bunlar. Kavuşabilenler yaşar aşklarını. Kavuşamayanlarsa destan olur, dolaşır dilden dile, ulaşır yaşamdan kitaba, topraktan sahneye. Nevruz’da iki aşk başlar, biri mutlu biri mutsuz. İkisi de aynı derecede seven iki çiftin öyküsü. Kaderinde birleşmek yazan Siti ile Tajdin mutsuz aşıkların öyküsünün satır aralarında kaybolur giderler. Onların birleşmesi Mem ile Zin’in ayrılıklarının vurgusu olur. İki sevgili acı dolu bir yaşamı mezarda birleşerek noktalarlar.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Oyunumuzun kahramanı Memo; bir an önce dünyayı tanımak, bol para kazanıp rahat bir yaşam sürmek ve büyük adam olmak için yollara düşer. Yol boyunca bir çok insan tanır,bir çok hikayeyle karşılaşır... Oyunun başında, "Masal deyip geçmeyin, tüm masallar gerçektir ve tüm gerçeklerin içinde bir masal saklıdır, o zaman anlatılmalıdır bu masal..." sözleriyle Memo'nun masalı anlatılmaya başlanır.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Her kavramın bize hazır sunulduğu, ezberletildiği günümüz dünyasında, her gün biraz daha az hayal kuruyoruz.  “Masal Masal İçinde” bir masallar toplamı; ders vermeyen, düş gücü gerektiren ve oyun sonrasında da konuşulması gereken bulutun, güneşin, rüzgarın, dağın başrolde oldukları bu masal dünyası küçüklere olduğu kadar büyük çocuklara da sesleniyor.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Tasavvuf düşüncesinin özünü oluşturan ve maddeden, maddesellikten sıyrılma, uzaklaşma, göğe yükselme, gökselleşerek tanrısal ülküye yaklaşma, hatta ulaşma duygusunu en iyi verecek anlatı malzemesinden biri, kuşkusuz, kuşlardır.Her biri bir insan kimliğini, düşüncesini, davranışını, zaafını, gücünü simgeleyen bu kuşların bir bölümü, doğal olarak, yerde kalmayı ve maddesel yaşamlarını sürdürmeyi yeğleyeceklerdir. Hüdhüd'ün ardına takılanlarıysa bilinmezlerle dolu, her an ölüme yenik düşebilecekleri tehlikeli ve uzun bir yolculuk beklemektedir.
    Kuşların, kırılmaz bir iradeyle, tüm güçlerini harcayarak yedi vadi, her birinin bir öyküsü olan İstek, Aşk, Marifet, Hiçlik, Birlik, Hayret ve Yok Oluş vadilerini geçmeleri gerekir. Ancak bu vadileri aşarlarsa amaçlarına, Kaf Dağı'nın ardındaki yol gösterici Simurg'a ulaşacaklardır. Sağ kalanlar O'na ulaşınca da Simurg'un bir yansımadan, bir aynadan başka bir şey olmadığını göreceklerdir; Simurg kuşların kendileridir, çünkü, Tanrı, kendisine ulaşmayı başaranların içindedir. "En-el-Hak".

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Semaver Kumpanya “İnfazcı No:14” adlı tek kişilik oyunla seyircisiyle buluşuyor. Mısırlı yazar Adel Hakim’in yazdığı oyunu, Ani Haddeler Pekman çevirdi, Gülin Kılıçay ve Işıl Kasapoğlu yönetti. Sahne ve ışık tasarımını Cem Yılmazer’in yaptığı ve Tansu Biçer’in oynadığı oyun, herhangi bir ülkede herhangi bir iç savaş sırasında geçiyor.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Semaver Kumpanya, çocukları tiyatro klasikleriyle buluşturuyor. Ünlü Fransız edebiyatçı Moliere’in Cimri adlı eseri, çocuklar için Varyemez adıyla tiyatroya uyarlandı.

    Varyemez, cimri bir adamın başından geçenleri anlatıyor. Kahramanımız, para kesesini açmamak için türlü numaralar çevirmekte, çevresindekilere dünyayı zindan etmektedir. O kadar cimri o kadar cimridir ki altınlarının çalınmasından korktuğundan; geceleri uyuyamaz, saymadan hiç duramaz. Gelişen olaylar para kesesinin artık açılmasını zorunlu kılar. Bu korkuyla sıkıntı üstüne sıkıntı yaşayan Varyemez, bir gün altın dolu kesenin yerinde olmadığını fark eder.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Truva prensi Eneas, Kartaca’ ya yaptığı bir seferde Kartaca Kraliçesi Dido ile tanışır. Birbirlerine aşık olan Dido ve Eneas iki devleti birleştirme ve büyük bir krallık kurmaya karar verirler. Fakat büyücüler hazırladığı tuzaklarla mutluluklarının uzun sürmesine izin vermez. Dido ve Eneas bize antik Yunan’ın aynasında Ortaçağ Avrupası’nı anlatıyor.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Oyun Küba’nın başkenti Havana’da 23 Aralık ve 26 Aralık tarihlerinde geçmektedir. Karel Darin’in işlediği cinayet üzerinden kurgulanan oyun da, cinayetin sonrasında gelişen olay örgüsünü ve çarpıklıkları görmekteyiz. İnsanların yalnızlıklarını, çelişkilerini, hüzünlerini ve varolan düzen içinde tutunamayışlarını aktaran oyun, insanın koşullar karşısında değişim sürecini lirik bir dil ile aktarmaktadır.  

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Dünyamız çok hasta. Dünyayı çok seven güneş doktor çağırıyor. Maviş gezegeninde neler olduğunu öğrenmek için doktor gelmekte gecikmiyor. Dünyanın hastalığını teşhis ediyor. Küresel ısınma. Güneş anlamıyor. Nedir bu küresel ısınma? Ve neden oldu? Dünyada herşey doğal dengesinde olurken bu denge nasıl bozuldu? Doktor güneşi dünyanın üzerinde bir yolculuğa çıkarıyor. Ve dünyamızda neler olduğunu bir bir öğreniyoruz. Hastalığın nedeni ve tedavisi aynı ellere bağlı. İnsanoğlu denilen canlının ellerine. Dünya kocaman bir hapşırık savuruyor. Hep birlikte bağırıyoruz. Çok yaşa dünya! Dünya cevap veriyor. Hep birlikte!

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Shakespeare’in, Firtina’da dünyayi, 17. yüzyilin hemen basinda gelenekselden moderne, aristokrasiden burjuvaziye, karanliktan aydinliga dogru yol alan bir gemiye benzetisinin ardindan yaklasik dört asir geçti. O günden bugüne köprünün altindan çok sular akti. Shakespeare’in gemisi günümüzde çok farkli limanlara ulasti. Dünya artik global kapitalizme ve küresel sömürgecilige demir atmis gibi görünüyor. Semaver Kumpanya bu kez, Shakespeare’nin metnini tersinden okuyarak, bugünkü küresel dünyaya ve günümüz iktidar iliskilerine yeni bir bakis açisi sunmaya çalisiyor.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    “Bir gün dünyada savaşlar bitecek, silahlar susacak diye umutlanır dururuz. İyi yürekli ve saf insanlarız çünkü. Nasılsa ölmedik henüz; bir mermi göğsümüzü delmedi daha, bir mayına basıp paramparça olmadık, kolumuz bacağımız kopmadı… O yüzden umudumuz taze hala, inancımız tam: bir gün savaş bitecek, gözyaşları dinecek! Kime sorsan savaş için böyle diyecek. Hepimiz iyi yürekli ve saf insanlarız çünkü. O zaman neden her gün bir yerde bir savaş patlak veriyor? Neden onlarca, yüzlerce, binlerce insan ölüyor savaşlarda ve neden biz iyi yürekli ve saf insanların sesi çıkmıyor hiç? Neden? Herkes iyi yürekli ve safsa kötüler kim peki? Savaşı isteyenler kim? Savaştan geçinenler? Savaşla beslenenler? Din uğruna, vatan uğruna, özgürlük uğruna, demokrasi uğruna hayatlarını, çocuklarını, ana babalarını, sevdiklerini yitirenler kim? Peki ya kazananlar? Karlı çıkanlar da var mı bu işten? Bütün bunlar ne uğruna? Para mı, çıkar mı, iktidar mı, egemenlik mi? Peki bütün bunlar için savaşa değer mi?”

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Hikâyemiz Paki’nin sevgi mahallesine gelmesiyle başlar. Paki gelir gelmez sevgi mahallesinin bir parçası olur. Dertleşmek istediklerinde hemen Paki'ye giderler. Paki de onlarla konuşmaktan ve zaman geçirmekten çok mutlu olur. Tüm mahallenin birbirlerini seviyor ve birlikte bolca vakit geçiriyor olması zaman çalanların dikkatini çeker ve sevgi mahallesinin yaşamı tehlikeye girer.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Semaver Kumpanya, ülkemizde ilk kez sahnelenecek olan çağdaş İngiliz yazar Howard Barker’ın ‘’Bir İnfazın Portresi’’ adlı oyunu ile devam ediyor. Dilimize Ani Haddeler ve Yavuz Pekman tarafından çevrilen oyunun yönetmenliğini ise Zeynep Su Kasapoğlu yapıyor.16.yy.’da, İnebahtı Savaşı sonrası Venedik’te geçen oyun, ülkenin en önde gelen ressamı Galactia’ya devletin kazanılan zaferi ölümsüzleştirmek için bir tablo sipariş etmesiyle başlar. Galactia’nın gerek kadın olması, gerek yakın çevresi ve ülke koşulları, ressamın üzerinde ağır bir baskı oluşturur. Galactia için asıl zor olan ise savaşın bir kazananı olduğuna inanmamasına rağmen bir zafer tablosu çizmek zorunda kalmasıdır. Ressamla Venedik Cumhuriyeti arasındaki bu mücadelenin sonucu da en az savaşın kendisi kadar ağır olacaktır.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Tuzsuz Deli Bekir'in yaramazlıklarından sıkılan ailesi Hacivat'tan yardım isterler. Bundan sonrası oyun içinde oyun...

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Lursin sokağında işlenmiş korkunç bir cinayet vardır. Cinayetin ertesi gününde, bir mirasyedi olan Şeref akşamdan kalma haliyle sabah yatağında uyanır ve yatağında başka bir erkeğin daha olduğunu fark eder. Şeref ve yatağındaki yabancı o kadar sarhoş olmuşlardır ki gece neler olduğunu hatırlamakta güçlük çekiyorlardır. Dahası cinayet ile ilişkileri olduğu yönünde kanıtlar vardır. Ünlü yazar Eugène Labiche tarafından yazılan çok eğlenceli ve heyecanlı bir komedi.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    Anton Çehov’un küçük şakalar olarak nitelendirdiği “Ayı”, “Evlenme Teklifi”, “Düğün”, “Tütünün Zararları” ve “Arabalık” adlı kısa oyunlarından Yavuz Pekman tarafından uyarlanan “Bir Tutam Hayat”, bir ailenin içine düştüğü birbirinden komik durumları eğlenceli bir uslupla sunuyor. Günümüz Türkiye’sinin orta sınıf ailesine eleştirel bir bakışla yaklaşan bu komedi Semaver Kumpanya tarafından sahneleniyor.

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    “Deniz kızını düşledik... Andersen’den, Shakespeare’den, Cansever’den, Ortaçgil’den, sirenlerin efsanelerinden beslendik...Düşümüze ortak oldular hepsi... “Rüyanın kendisi de bir gölgedir.”, demiş ya Shakespeare biz de rüyamızı gölge yaptık, gölgelerle rüya gördük, düşümüze sizleri ortak etmek, düşünüze ortak olmak istedik..

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

  • EN YAKIN OYUN TARİHİ: SAHNELENMİYOR

    “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” yenilikçi yorumuyla küçüklerin hayal dünyasını zenginleştirirken, büyüklere özlediği duyguları yeniden yaşama fırsatı sunuyor.

x
<
>

KUŞLAR

TARİH:

SAAT:

YER:

OYUN SAYFASI > BİLET AL >
TAKVİMİME EKLE
    x
    Oyun Talep Formu

    İPTAL